Aşk

Hiç tanımadığı adamın yanında yolun karanlığına gözlerini dikmiş etrafı tanımaya çalışıyordu. Bazen karşıdan gelen yabancı arabanın farları oturdukları yeri aydınlatıyordu. Yanındaki adamın işini ciddiye alıp direksiyonu kavrayışı hoşuna gidiyordu. Yanında olmak güven vericiydi. Arada vitese dokunan eli onun bacağına değiyordu. Kadın otururken bacaklarını açardı. Bu yüzden çocukluğundan beri çok azar işitmişti. Erkeksi oturuşundan dolayı uyarılır bacaklarını kapatması söylenirdi. Alışmıştı. Uyarılar onu daha da tetikler, aldırmazdı. Artık alışkanlığı olmuştu. Yanındaki adam daha çok dokunmak ister gibi daha sık vites değiştiriyordu. Bacağını çekmeye niyeti yoktu kadının, oyun oynamayı severdi.

Yola çıktıklarından beri gözünü karanlığa dikmiş olmasına rağmen aklı adamdaydı. Ona bakmasa da görüyordu sanki. Yanında hissediyordu. Karnındaki sıcaklık yayılmaya başlamıştı. Aklındaki muzur görüntüleri kovmaya başladı.

Bunca sıcaklığın arasında kasıklarında hissettiği ağrı bacaklarını istemsizce toplamısına neden oldu. Eli boşlukta kalan adam, yüzünde hayal kırıklığı, yarım kalmış oyunun hüznüyle yüzüne baktı.

Telaşlanmıştı kadın acil tuvalete gitmesi gerekiyordu. Uzun süre gitmezse bir kaza yapabilir altına kaçırabilirdi. Aniden gelirdi onun çişi, hele canı sevişmek isterse kesinlikle önce işemesi gerekirdi. Adamın hüzünlü yüzüne bakıp “işemem gerek” dedi.

Adam daha önce çok fazla işeyen kadınla sevişmiş gibi anlayışla “tamam” diyerek gülümsedi.

Araba karanlığın içinde yol almaya devam etti. Ortalıkta benzinlik ya da restoran gibi bir yer görünmüyordu. Kadın yolun kenarında bile işemeye razıydı.

Kasıklarındaki ağrıdan kurtulmanın başka yolu yoktu. Ani bir kararla “Dur,” dedi

“Kenara çek, patlamak üzereyim.”

Adam şaşkın ”Burada mı ,şimdi mi,”

“Evet” dedi kadın inmeye hazırlanarak.

Şortunun fermuarını açmıştı bile. Adam durumun acili yetini kavrayıp  arabasını kenara çekti.

Kapıyı açıp hızla dışarı çıkan kadın yolun kenarına çömelip aceleyle şortunu indirdi. O kadar tahrik olmuştu ki bir türlü kanalları açılıp idrarının dışarı çıkmasına izin vermiyordu şişen kanalları. Olmuyordu. Bekledikçe sinirlenmeye başladı, sancıları artıyor ama dışarı hiçbir şey atamıyordu.

Gözlerini açtı kadın. Panikle yatağında doğruldu. Koşarak banyoya gitti. Bekledi, bir türlü olmuyordu. Hala uykusundaki duyguların etkisindeydi.  Aşık olmuştu. İşemeli ve yeniden rüyaya yatmalıydı.

Henüz yüzünü tam seçemediği adama dokunamamıştı bile. Onunla sevişmeden sabah olsun istemiyordu.

Zuhal ÖZDEN

 

Reklamlar