Av ve Avcı Kesildiyse Dünya

Hatırladığı daha doğrusu ağrına giden aklına geldikçe boğazına yumruk tıkanan ilk dayağını orta okula başlarken yemişti. Tuvalete girdiğinde, koşarak girmişti tuvalete çünkü birden külodu ıslanmıştı. Altına işediğini zannedip korkmuştu. Eteğini indirip küloduna baktığında daha çok korktu buz gibi kan vardı çamaşırında. Bacakları ıslanmıştı. O kadar çok korktu ki avazı çıktığı kadar bağırmaya başladı. Annesi Suzan hanım kızın bu hareketine önce sinirlenmiş sonra anlam verememiş banyonun kapısına geldiğinde meraklanmıştı. Aç kapıyı ne yapıyorsun sen orada demişti hiddetle ardından kendi sesinden panikleyip kızım aç kapıyı diyerek sesini yumuşatmış ama kızına ulaşamamıştı sesi. Hala içeride çığlık çığlığa bağırmaya devam ediyordu Aşksun.

Telaşla kapıyı kilitlemeden girdiği banyonun kapısını açan annesi onu bacaklarının arasına kitlenmiş avazı çıktığı kadar bağırırken görünce önce bir duraksamış ardından kızına şiddetli bir tokat yapıştırmıştı.

Aşksun, gözünde beliren ani ışıkla birlikte beynine kan gittiğinden mi olsa gerek ne, birden gözlerini kandan uzaklaştırmış, kafası hızla çalışmış arkadaşının tesadüf eteğinden azıcık görünen külodunda gördüğü kan lekesinin sebebini, kendi kanında çözme hızına da annesinin tokadıyla nail olmuştu.

Suzan hanım kızını ortalığı birbirine kattığı için azarlamış, artık büyüdün bırak bu çocukça davranışları demiş, gizli çekmecesinden ona bir kadın pedi uzatmış, artık sana da alalım alışverişe gidince hatırlatta demiş, ardından sakın kirlilerini ortalıkta bırakma iyice sar bir torbaya koy öyle çöpe at diye uyarmış. Ağrı kesici vermeyi de ihmal etmemiş Suzan hanım, dünden beri karnım karnım diye sızlanışının sebebi de anlaşıldı demiş.

Kızının yanından uzaklaşıp kendi köşesinde sudokosunu çözmeye giderken, annesinin ona ilk hastalandığında söylemediklerini düşünmüş birden, istemeden. Uzaktan o kendi başına karnının ağrısıyla baş etmeye çalışıp bir köşede kıvranırken komşuların ona bakıp üzgün suratlarla yazık daha çok erken, ben evlenmeden iki sene önce kanamıştım demelerini dinlemiş en çok da yazık demelerine ve üzgün bakışlarına içerlemiş, annesinin ona hatırını sormamasından çok, ama hep nefret etmiş ayın başlarından. Bacaklarının arasındaki fazla yığından, karnındaki ağrıdan, sıkı şortlar edinmiş kendine, hastalığını unutturacak rahat hareket ettirecek giysiler edinmekle geçmiş zamanı ama hiç o sıkıntılı duygudan kurtulamamış.

Aşksun’sa banyo da beyninde çakan şimşeğin eşliğinde, yediği tokadın hüznünde, büyümenin hiç de güzel olmadığını düşünüp büyüklerin önünde büyük olmaktan nefret etmiş fark edilmeyi hiç sevmediğini o an kıpkızıl, ıpıslak hissetmiş kendinde.

Sonra ne olmuş bilmiyorum bilmeye de üşeniyorum.

Hikayemin başlığına baktım da bilmem gerekiyormuş.

Kızımızın kaderi adında gizliymiş. Banyo da kaderi bir tık daha değişmiş.

Asi olmayı öfkeli olmayı seçmiş kendinde. Sonunda onun yolunun işareti hep bir tokat olmuş, ne zaman yolun başında durup kavşak değiştirmek istese trafik lambasının uyarısı gibi, birisi ona işaret vermiş ya da o işareti öyle almak istemiş. Bir tokatla.

Kanayıp kadın olduğuna emin olduğunda aşık olmuş, demiş ki gel seninle tanrının huzurunda sevişelim. Oğlan onun kadar emin değilmiş kanama nedir bilmiyormuş. Arada bir babası kafasına vururmuş ama onu haytalıktan sanırmış ikisi de pek önemsemezlermiş baba oğul.

Oğlan merak etmiş, seviyormuş da kızı, olur demiş, sen ne zaman nerede istersen olur ama bize gitmeyelim, annem hep evde, babama söylerse babam beni öldürür.

Aşksun demiş ki ben bizimkilerin olmadığı bir zamanı ayarlarım, sen merak etme.

Aşksun’un tanrısının huzurunda birlikte olduklarının akşamında tesadüf bu ya meraklı bir büyük annesinin kulağını çekivermiş oğlanın, demiş sizin oğlan bu kızla pek bir samimi mazallah genç yaşta babaanne etmesin sizi vermesin elinize bir torun.

Oğlan annesinin kalbine düşmüş mü bir kurt. E oğlu saf, iyi niyetli, kızlar desen cin gibi, sonra onların ailesine kim gelin gelmek istemez. Çekmiş kocasını kenara demiş, konuş oğlunla vallahi elden gidiyor. Kızın teki almış çocuğumuzu eline kukla gibi oynatıyor. Yat diyor yatıyor kalk diyor kalkıyor.

Baba demiş ki e daha ne istesin çocuk şimdi yapmayacakta ne zaman yapacak benim gibi ilk birlikte olduğu, tanıdığı kadınla mı evlensin, bırak çocuk tanısın karşı cinsi, arkadaş olsun sevişsin, alan memnun veren memnun sana ne.

E yuh, demiş kadın, ne rahatsın vallahi ben bu yaştan sonra torun falan bakmam daha çocuğuma bakarken bir de milletin kızına onun çocuğuna bakmam söylemedi deme ne haliniz varsa görün.

Ya biz niye bakıyoruz anlamadım. Onlarda bizim yüzümüze meraklı değillerdir eminim neyin kafasındasın sen çocuğu rahat bırak aklına bu yaşta böyle şeyler sokma.

Demiş kocası ya oğlan anası takmış bir kere hızını alamamış Suzan hanıma gitmiş, bir kibirle ailecek düşün yakamızdana getirmiş. Uzak durun oğlumdan demiş açık ve net olarak yoksa şehri de terk ederiz ülkeyi de demiş ima olaraktan.

Suzan hanım o kadar gururluymuş ki kibrini oğlan anasına öfkesini kızına saklamış. Kızı okuldan gelince, hiç soru sormadan seni okuldan alıyorum demiş ama suratına bir tokat patlatmış elbet. Bir ferahlama hissetmiş Aşksun, hayatı değişeceği için acı bir hüzün hissetmiş yine de.

Bundan sonra okuldan seni baban alacak, eve geliceksin ben sana bir faaliyet bulucam şimdi ne bilmiyorum düşünür söylerim sonra eve geliceksin internete girmek yok. Üniversiteye başladığında, seni biz yurt dışında mı okutsak onu bir konuşalım bakalım babanla.

Dayak arsızı Aşksun yeni okulunda uzun süre tek başına takıldı nedense onu kimse sevmiyordu. Öyle bir elektirik yayıyordu ki etrafa kimse onunla konuşacak bir şey bulamıyordu. Ortak hiç bir konuları olmadığını düşünüp kendilerini aptal hissettiren kızdan nefret ediyor, onun aptal olduğunu düşünmek istiyor, bir türlü yüksek sesle bunu söylemeyi başaramayınca ya da önce kendilerini buna inandıramayınca Aşksun onlar için kabus olmaya başladı. Görmezden gelmeyi ruh sağlıkları için en hayırlı davranış şekli olarak seçtiler.

Basketbol oynuyordu annesi öyle karar vermişti ama o kadar uzun boyluydu ki kasları zaten doğuştan vardı sahada oynarken yine tek başınaydı orada da kendi herkesi görmezden geliyordu. Oyunun vazgeçilmez bir parçası ama görmezi gibiydi. Oyun onu rahatlatıyordu insanları insan değilmiş gibi farz etmek de hoşuna gidiyordu, robotlardı belki yalnız hissetmeyi sevmeye başlamıştı.

Basketbol koçu onun bu gizemli hallerini tek başınalığını çekici buluyordu. Uzun zamandır onunla yalnız kalmak neler düşündüğünü bilmek sohbet etmek istiyordu. Sonunda bir fırsatını yakaladı.

Takım olarak bir geziye gitmeye karar verdiler. Üç günlük bir şeydi, şehre yakın göl kenarında orman içinde yürüyüş yerleri olan bir dinlenme tesisine gittiler. Gölde yüzdüler. Çimenlerin arsındaki masalarda et kızartıp yediler. Karınlarını ovuşturup çimenlerin içinden gökyüzünü seyrettiler. Ormanda yürüdüler.

Doğanın içinde doğayla bu kadar yakından temas etmek, içlerindeki doğal yanı ortaya çıkardığından mıdır nedir Aşksun sakin uysal neşeli bir kıza dönüşüverdi. Takımın koçu kızın güzelliğinin büyüsünde onun saflığına dokunmanın arzusuyla adını unutmanın eşiğinde sallanır oldu.

Mesleğini, onurunu, özgürlüğünü kaybetmeyi göze alıp bir gece sinsice kızın kaldığı bungalovun kapısını araladı gizlice. İçeri girip bir süre seyretti uyuyan kızın güzelliğini, arzularını aralayıp günlük olağan hayatını düşündü. Yabancısı olduğu hayatını şuan hiç istemediğine karar verdi.

Kızın yanına yaklaşıp ağzını eliyle sıkıcı bastırırken, sus dedi, sakın sesini çıkarma. Kız doğası gereği çığlık atmaya yeltendi, koç doğası gereği hissetti bağıracağını ve bir tokat savurdu yüzüne, yuttu çığlığını Aşksun, kabullendi, anladı yeniden yol ayrımının başında olduğunu.

Zuhal Özden

Reklamlar

Sıkıosa Yorum Yap

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s